Yalçın Adıyaman

Halk Enerji, yenilikçi projelerinde hız kesmiyor

 

Halk Enerji Yatırımları Üretim İnşaat Taahhüt Tic. ve San. A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Yalçın ADIYAMAN sorularımızı yanıtladı ve yeni projelerinden bahsetti; “Hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda açık alan (utility-scale) projelerimiz devam etmektedir.”

 

Öncelikle firmanızdan ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Biz Türkiye’de güneş enerjisi sektöründe yaklaşık 10 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Tabi bu işe başladığımızda Türkiye’de henüz bir kanun ve yönetmelik yoktu. Yatırım maliyeti çok yüksek görünüyordu. Yine de biz bu işe inandık ve bu sektörde Ar-Ge projeleri ile başladık.

2008/2009 yılları arasındaki ilk projemizde bir coğrafi bilgi sistemi yazılımı olan PVmap Turkey®’ i geliştirdik. Bu yazılım ile Türkiye’de güneş enerjisi yatırımları için en iyi yer bulma hedefimizi gerçekleştirdik.

Sonrasında 2010/2011 yılları arasında ikinci Ar-Ge projemiz SolarLab Turkey®’i Ankara’da hayata geçirdik. Bu projemizde ise, bir güneş enerjisi santrali için gerekli olan güneş panelinde farklı tür teknolojilere sahip polikristal, monokristal ve ince film modellerini, farklı tür uygulama modeline göre tek eksen, 2 eksen güneş takip sistemleri, çatı tipi, sabit yer sitemi ve otopark sistemleri olmak üzere ve yine farklı tür teknolojilere sahip invertörlerin uygulandığı şebekeye bağlı ilk santral projesini uygulamış olduk. Sanki Türkiye’de şebekeye bağlanan ilk proje olabilir.

Projelerimizde Ekonomi ve Sanayi Bakanlığımızın önemli destekleri oldu. Bu projelerimizi ODTÜ ve Hacettepe Üniversiteleri ile birlikte gerçekleştirdik. Bunun yanında, hem güneş takip sistemi (Tracker) hem de elektrik enerjisi depolama sistemi projelerimiz devam etmektedir.

2012 yılında 420 kWp gücündeki ilk ticari santralimizin kurulumunu yapıp satışını gerçekleştirdik.

2013 yılında ise, Ankara Polatlı’da 1,8 MWp gücündeki ilk açık alan (utility-scale) güneş enerjisi santral projemizi gerçekleştirdik. Bu projenin önemli bir kısmında farklı türden güneş panellerinin kullanılması itibariyle bu projeyi, SolarLab Turkey® projesinin açık alan ölçekli uzantısı ve tamamlayıcısı olarak da görebiliriz.

2014 yılı itibari ile de Türkiye genelinde farklı yerlerde MW ölçeğinde projelerin kurulumlarını gerçekleştiriyoruz. Halk Enerji A.Ş. olarak 2016 yılının sonunda kurulu güçte toplam 100 MW’ı yakalayacağımızı düşünüyoruz. Bunun yanı sıra, Halk Enerji A.Ş. olarak Türkiye’nin ilk lisanslı projesini Erzurum’da gerçekleştiriyoruz. Umarım yaz bitmeden 5 MW ölçeğindeki GES’i şebekeye bağlamış olacağız.

Böylece, Halk Enerji A.Ş. işin Ar-Ge’sinden gelip çok sayıda ilk ve enlere sahip olup Türkiye’de Güneş Enerjisi Santralleri ile ilgili kurulum ve bakım konusunda en bilgili ve en tecrübeli şirketlerinden birisi olmuştur.

 

EPC anahtar teslim kurulumları hangi hizmetleri içeriyor? Yatırımcılar sizi seçtiği takdirde ne gibi avantajlara sahip olacaklar?

Yatırımcılar, bizim tecrübemize ve pazarda elde ettiğimiz itibarımıza güvenerek projelerini bize getirmektedir. Biz de verdiğimiz söz için yaşıyoruz. Burada tabi proje geliştirmede uygun yatırım arazisini bulmak ve ilgili tüm izinleri çıkartmak ile başlattığımız projeleri, mevzuata uygun olarak kurarak zamanında teslim edip teslim sonrasında da gerekli tüm bakım ve onarım hizmetlerini vermekteyiz. Halk Enerji A.Ş. burada bir güneş enerjisi santral projesinde tek elden hem tüm izinlerin çıkarılmasında hem de projenin geliştirilmesinde, yani değer zincirinin her parçasında en üst uzmanlık kapasitesine sahiptir. Bunun yanında fiyatlarımızın da rekabetçi olduğu düşüncesindeyim.

 

Kurulumlarınızda hangi şartlarla kaç yıl garanti sunuyorsunuz?

Kurulumlarımızda farklı garantiler verebilmekteyiz. Genelde iki yıl sistem garantisi veriyoruz. Yani, iki yıl içerisinde ne olursa olsun müşterimizin tek muhatap olduğu merci Halk Enerji A.Ş.’dir. Buna ilave olarak performans garantisi konusunda ise güneş enerjisi santralinin kendisinin ne kadar enerji üreteceğinin taahhüdü hususunda da üretim garantisi veriyoruz.

Bunun dışında ekipmanı dünya liderlerinden tedarik ettiğimiz için örnek olarak Hanwha ve Huawei gibi şirketler olsun, farklı ekipmanlarda 25 yıla kadar tedarikçilerin garantisi geçerlidir. Burada önemli olan konu şudur; biz Halk Enerji A.Ş. olarak tedarikçinin verdiği garantinin arkasında durup duramayacağının yanı sıra, garanti süresi boyunca o kadar yıl ticari faaliyetini sürdürüp sürdüremeyeceği hususlarına ve buna benzer kriterlere dikkat ediyoruz. Bir de bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum. Aynı zamanda kendimiz de yatırımcı olduğumuz için santrallerimizde ne kullanıyorsak müşterilerimize de aynı ekipmanları öneriyoruz. Bunu şöyle de ifade edebiliriz; bir aşçı çocuğu için yemeğini pişirir ve yedirirken ne kadar özen ve dikkat gösteriyorsa biz de müşterilerimiz için aynı özen ve dikkati gösteriyoruz.

 

Kısa ve uzun vadedeki hedef projelerinizden bahseder misiniz?

Biz farklı pazar segmentlerinde pozisyonumuzu aldık. Hem açık alandaki MW ölçeğinde projeler hem de ticari boyutta ürettiği yerde tüketim yapan projeler hedef pazarımızda yer almaktadır. Bunun yanında uzun vadede depolama sistemlerinin önemli olacağını bildiğimiz için bu konu ile ilgili gerekli pozisyonumuzu alıyoruz. Ayrıca, yurt dışına açıldık. Amerika’da bu sene içinde ilk santralimizi kurma hedefimiz var.

 

Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki konumunu nasıl yorumluyorsunuz? Yatırımcıyı teşvik hususunda ne gibi iyileştirmeler yapılabilir?

Türkiye yenilenebilir enerji konusunda iyi yol kat etti. Tabi Halk Enerji A.Ş. olarak uzmanlık alanımız güneş olduğu için, güneş yatırımları hususunda fikir beyan etmek isterim. Türkiye, başka ülkelerde olduğu gibi gerekenden yüksek teşvik verip de günün sonunda maliyet artışlarını tüketiciye yansıtıp zor durumda bırakmadı. Bu nedenle pazar kontrollü gelişti. Yeni adımlarla, hükümet güneş yatırımlarını daha detaylı şekilde yönlendirmek istiyor. Umarım, doğru adımlar atılır.

Günün sonunda özellikle güneş enerjisinin Türkiye için çok faydalı olacağına ve enerjide dış ülkelere bağımlılığımızı azaltacağına inanıyorum. Ve sanki bugünlerde öyle bir noktaya gelindi ki artık güneş enerjisi santralleri, özellikle üretilen elektriğin üretildiği yerde tüketilmesi ile konvansiyonel termik santrallerle rekabet edebilecek düzeye geldi.

Nükleer santraller hakkında çok derin analizlerim yok. Ama sanki uluslararası örneklerde görüldüğü gibi yatırım ve güvenlik maliyetleri açısından çok pahalı bir çözüm gibi görünüyor. Ayrıca, dışa bağımlılığımızı ne kadar indirdiği tartışma konusu olabilir. Keza, bu teknolojinin kurulumu, bakımı ve çok zehirli atıklara sahip oluşundan dolayı yurt dışına bağımlılığımız sürecek gibi görünüyor.

Şunu da eklemek isterim ki güneş enerjisi, depolama sistemleri ile beraber Türkiye’de elektrik üretimi konusunda hızlı bir şekilde paradigma değişikliğine gidebilir. Böylece hem uygun hem de temiz enerji konusunda büyük adımlar atabiliriz. Hatta Türkiye bu konuda Dünya’da başka ülkelere iyi bir örnek olabilir. Bu vizyonun bir parçası olmak bize heyecan veriyor.

 

Söyleşimizin sonunda okuyucularımıza ve sektör temsilcilerine vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Allah bizim Türkiye’yi daha da güzel noktalara taşımamıza izin versin.

 

#HalkEnerjiYatırımları #YalçınADIYAMAN #SolarLab #PVmap #utilityscale #GES #EPC #AnahtarTeslimKurulum #tracker #SolarEnergy #sürdürülebilirenerji

 

 

 

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*